17 Ağustos 1999
Saat 03.02
Sarsıntı büyüklüğü 7,5
Sarsıntı süresi 45 saniye
Resmi veriler 17.480 ölü, 23.781 yaralı, 505 sakat 285.211 konut,42.902 iş yeri hasar gördü. binlerce kişi evsiz kaldı.
Marmara, Ege,İç Anadolu Bölgesi gibi geniş bir alanda hissedildi.
O gece Ankaradaydık. Yatmadan önce gökyüzünde daha önce bukadar çok yıldız görmemişti çoğumuz. Ankarada bile saat 03:02 de uykudan uyandıracak kadar şiddetliydi sarsıntı. Korktuk,sokaklara döküldük.,elektrikler kesikti,kapkaraydı etraf.Gökyüzündeki yıldızlara uzansak dokunabilecek gibiydik. Hava aydınlanmaya başlamıştı ama Türkiye o geceden sonra uzun bir süre karanlıkta kaldı. Ekonomik,sosyal,psikolojik bir karanlık...
17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve çok büyük can ve mal kaybına neden olan Marmara depreminden sonra kamu otoritesince deprem zararlarının en aza indirilmesi amacıyla bir çok tedbir alınmıştır. Bu tedbirlerin en önemlilerinden birisi de Zorunlu Deprem Sigortası'na ilişkin düzenlemedir.
27.08.1999 tarih ve 4452 sayılı Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler ve Doğal Afetler Nedeniyle Doğan Zararların Giderilmesi İçin Yapılacak Düzenlemeler Hakkında Yetki Kanununun verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan 587 sayılı "Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname" 27.12.1999 tarih ve 23919 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu KHK ile 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren kapsamdaki meskenler için deprem sigortası yaptırmak zorunlu hale getirilmiş olup bu sigortayı sunmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kurulmuştur. 9 aylık bir kuruluş sürecinin ardından DASK, öngörüldüğü şekilde 27 Eylül 2000 tarihinden itibaren teminat sunmaya başlamıştır. Halen 29 yetkili sigorta şirketi ve bu şirketlerin acenteleri DASK nam ve hesabına Zorunlu Deprem Sigortası yapmaktadır. Oluşturulan yeni sistem, kısa zamanda başarılı bir performans ortaya koymuş olup uluslararası kuruluşlar tarafından pek çok ülke için örnek uygulama olarak gösterilmektedir.
Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmak bence bir vatandaşlık görevi. Her nekadar "zorunlu" ibaresi kullanılsa da bu aslında zorunluluktan öte ,gönüllü yapılmasının "zorunlu" olduğu bir sigorta.(değişik bir ikilem kabul ediyorum)
Bugün Türkiyenin herhangi bir köşesinde doğal afetler nedeniyle kayıplar yaşansa tüm insalık seferber olur,kurtarma çalışmalarına katılır,maddi yardımlarda bulunur. Öyle bir şey ki o dönemde lisedeydim ve bir arkadaşımla harçlığımızı birleştirerek çay, toz şeker ve plastik bardak alıp deprem bölgesine göndermiştik. O yaşta bizim elimizden gelen oydu. Ama öyle bir sigortamız var ki türkiyenin neresinde olursak olalım Dask poliçemizi yaptırarak olası bir felakette yaralarımızın sarılabilmesi için fonumuz hazır olur. İşte bu konuda Dask "Gönüllü" bir sigortadır.
Doğal Afet Sigortasını yaptırmayı ihmal etmeyiniz.
Saygılarımla
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder